E etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
E etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ebced

İslam tarihinde bir olayın tarihini kaydetme, çoğunlukla doğrudan tarihin yazılması ile gerçekleşmiştir. Fakat, bazı edebi eserlerde, tercüme-i hal eserlerinde, kitabelerde vb. yerlerde saklı ve örtülü ifadelerle tarih kaydetme usülleri de geliştirilmiştir.

Bu usullerden biri de ebced hesabıyla tarih düşürmektir. Ebced hesabında esas; alfabenin her harfine bir rakam değeri vermek ve bir kelimeyi teşkil eden harflerin toplam rakam değerini, anlatılmak istenen bir hadisenin tarihine denk düşürmektir. Sözkonusu kelime veya satırın her harfinin rakam değerini toplayarak tarih hesaplanır. Bu hesaplamada önemli olan kelimenin telaffuzu değil yazılışı ve imlâsıdır.

Ebced hesabında harflere verilen rakam değerleri birkaç çeşittir. Osmanlı’da en çok kullanılmış olan sistemde bu değerler şöyledir:

Ebced hesabı bazı mimari eserlere de yansımıştır. Örnek olarak Mimar Sinan’ın eserlerinde, sıkça kullanılmıştır. Süleymaniye’de zeminden kubbe üzengi seviyesi 45, kubbe alemi 66 arşın yüksekliktedir. Ebced'e göre "Âdem' 45, "Allah" lafzı da 66 etmektedir. Yine Selimiye'de de kubbeyi taşıyan 8 ayağın merkezlerinden geçen dairenin çapı 45 arşındır. Kubbe kenarı zeminden 45, minare alemi buradan itibaren 66 arşındır. Süleymaniye ve Selimiye'nin görünen silüetleri 92 arşındır ki, bu da "Muhammed" kelimesinin karşılığıdır.

Doğan çocuklara isim verilirken de bu yöntem kullanılmıştır. Mesela Hicri 1311'de doğan çocuğa "Ömer Rıza" ve "Recep Servet" gibi isimlerden biri verilebilir. Çünkü bunların her birinin ebced karşılığı 1311 etmektedir.

Ebced hesabı ayrıca cifr, vefk gibi ilimlerde, astrolojide, define aramada da kullanılmıştır. Diğer taraftan, ebcedle tarih düşürme yöntemini tersinden kullanarak, Kuran’daki ayetlerden gelecekteki hadiselere dair anlam çıkarmaya çalışanlar da vardır.

İbranice veYunanca harfler için de geliştirilmiş benzer bir yönteme Gematriya denmektedir.

Elektronik Gözetim Sistemleri

İngiliz yazar George Orwell, 1984 adlı eserinde, oligarşik yönetimin otoriteyi korumak için kendine uygun gördüğü aslında var olmayan maske kişiliğe “Büyük Birader” adını vermiştir. Bu ifade bundan sonra da, devletlerin vatandaşlarını gözetlemek ve kontrol altında tutmak için yaptığı uygulamaları sembolize etmek için kullanılmıştır.

Bugüne gelindiğinde teknolojinin gelişmesi, uyduların yeryüzünün her karesini 24 saat gözlemesi, bilgisayarların binlerce milyonlarca insana ait tasnifli veriyi kolaylıkla saklayabilmesi, insanların sürekli gözetim altında tutulduğu bir “elektronik gözetim” kavramını ortaya çıkarmıştır.

Günlük sıradan işlerimiz bilgisayarlar ve ona bağlı sistemler üzerinde iz bırakmaktadır. Mesela, web sitelerinin, kullanıcının sitenin en son hangi kısmını ve ne zaman ziyaret ettiğinizi takip etmesi ve kayıt altına alması mümkündür. Bazı firmalar, kredi kartları ile yapılan alışverişler, telefon konuşmaları, süpermarket kayıtları ve diğer finansal işlemler aracılığıyla sıradan vatandaşın bütün günlük yaşamına ilişkin verileri depolamakta ve bunlardan ticari kazanç sağlamaktadır.

Bunlar yanında devletin gözetim işini sistemleştirdiği ve bu bağlamda çeşitli programlar yarattığı da göze çarpmaktadır. Bunlardan en etkilisi Promis’tir. Bu yazılım; bankaların, holdinglerin ve devlet dairelerinin gizli veri bankalarına, fark edilmeden girme ve istenilen bilgiyi çalma imkanını tanımaktadır. 1990’ların başında dünya istihbarat servislerinin kullanımına giren Promis’in, CIA’şn yanısıra, Kanada, İtalya, Hollanda ve İsrail servislerinde de kullanıldığı ortaya çıkmıştır.

Echelon da en az Promis kadar meşhur bir bilişim sistemidir. Echelon, dünya üzerindeki her tür iletişimi deşifre etmek, kontrol etmek ve dinlemek üzere kurulmuş, geniş istihbarat ağının önemli bir parçasıdır. ABD birkaç müttefikiyle birlikte yürüttüğü sinyal istihbaratı sistemiyle, her gün dünyanın her tarafından milyonlarca mesajı, yasal olmayan yollarla zaptedip incelenmektedir.

Carnivore ise, bir e-posta izleyici sistemidir. FBI`ın Amerika`da İnternet Servis Sağlayıcılarına yükleyerek çalıştırdığı, tüm e-posta trafiğini kontrol eden bir sistemdir. Carnivore yazılımının görevi, bir ağ üzerinde geçen tüm e-posta paketlerini toplamak ve kelime aramalarıyla hassas mesajları ayıklamaktır. Dünya e-mail trafiğinin % 70’inin ABD’deki sunucular üzerinden yürütüldüğü düşünüldüğünde, Carnivore’un erişim sahasının büyüklüğü tasavvur edilebilir.

Ayrıca 11 Eylül Olaylarının akabinde tüm dünyada havaalanlarında, istasyonlarda, şehrin önemli noktalarında konan kameralar ile insanlar 24 saat izlenmeye başlamıştır. Dünyada bu tür uygulamalara karşı tepkiler olsa da, her geçen gün yaygınlaşmaya ve insan yaşamını denetim altına almaya devam etmektedir.

Bkz. PROMIS

Eleusis

Yunanistan’da antik çağda gizli bir dinin merkezi. Eleusis gizemleri adıyla anılan bu dine giriş törenleri tanrıçalar Demeter ve Persefon adına yapılırdı. Şu an kullanılmakta olan “mistik” kelimesinin kökensel olarak “Eleusis gizemlerine inisiye edilmiş” kişi anlamına geldiği söylenmektedir.

Eliphas Levi (1810-1875)

Asıl adı Alphonso Louis Constant olan ama kitaplarını Eliphas Levi adıyla yayınlayan Fransız asıllı bir okült yazarı ve uygulayıcısıdır. Gençliğinde Katolik dinadamlığı eğitimi alan Eliphas Levi bir kadına aşık olduğu için bu eğitimini bırakmış, aydınlanma karşıtı akım içinde bazı küçük eserler yayınlamıştır. Karmaşayla geçen 1848 yılında yayınladığı iki radikal broşür (Halkın İncil’i, Özgürlük Vasiyeti) nedeniyle kısa süre hapis yatmıştır.

1854 yılında İngiltere’yi ziyaret eden Levi, burada roman yazarı Edward Bulwer-Lytton tarafından Gülhaç cemiyetine dahil edilmiştir. Bu ilişkiden sonra büyü üzerine yazmaya karar veren Levi, bu konudaki ilk kitabı 1855 yılında “Aşkın Büyü Felsefesi ve Ayini” adıyla yayınlamıştır.

Eliphas Levi 1861 yılında seriye “Büyük Gizemlerin Anahtarı” adıyla yeni bir kitap eklemiştir. Bundan sonra birkaç kitap daha yayınlayan Levi’nin 1868 yılında yazdığı “Büyük Gizem, Okültizmin Sırları” isimli kitabı ölümünden çok sonra 1898 yılında yayınlanmıştır.

Levi’nin büyü doktrini, özellikle ölümünden sonra büyük popülariteye sahip olmuştur. Herhangi bir gizli örgütle bağlantıda olduğunu iddia etmemiştir. Fakat, kendisinden sonra Altın Şafak Hermetik Cemiyeti ve Aleister Crowley üzerinde derin etkiler yapmıştır. Bu kanallar vasıtasıyla 20. yüzyılda büyünün yeniden önem kazanmasında rol sahibi olmuştur.

Levi’nin büyü doktrininin 3 temel prensibi bulunmaktadır:

  1. Maddi evren toplam gerçekliğin sadece bir bölümünü oluşturmaktadır. Görünen evren dışında farklı gerçeklik ve bilinç düzlemleri bulunmaktadır. Gerçek güce ancak bu düzlemlerin de keşfiyle ulaşılabilir. Bu bağlamda en önemli gerçekliklerden biri “astral ışık” adı verilen ve irade ile fizik formlara dönüştürülebilen bir çeşit kozmik sıvıdır.
  2. İnsan iradesi asıl güç kaynağıdır. En basit işlerden en mucizevi işlere kadar hemen herşeyi başarabilir.
  3. İnsan makrokozmosun minyatürü olan mikrokozmosdur ve ikisi birbirine kökten bağlıdır. Birinde ortaya çıkan bir hareket diğerinde bazı etkilere sahip olabilir.

Enegram (Enneagram)

Enegram Yunanca kökenli bir kelimedir ve dokuz nokta ve çizgiden oluşan bir şekle verilen isimdir. Hem bir öğretinin, hem de öğretiyi sembolize eden şeklin adıdır.

Enegram, yaratılış ve yenilenmenin tüm süreçlerini temsil ettiği söylenen antik bir türeyiş öğretisidir. Kendini keşfetme, manevi gelişim ve kendini gerçekleştirme gibi amaçlara yönelik bir insani gelişim sistemidir.

Bugün daha çok kişilik tipleri sistemi olarak bilinmekte ve gösterilmektedir. Enegram sistemindeki 9 ayrı kişilik tipinden her birinin ayrı ayrı düşünce şekilleri, konuşma tarzları, hisleri, algıları ve inanç sistemleri vardır.

Bu kişilik tipleri şunlardır:

1) Mükemmeliyetçi
2) Verici
3) Gerçekleştirici
4) Romantik
5) Gözlemci
6) Şeytanın avukatı
7) Epikürcü (hazcı)
8) Patron
9) Uzlaşmacı

Şekil üzerindeki noktalar bu kişilik tiplerine karşılık gelmektedir. Kişiliğin bu tiplerden hangisine uyduğu ise karmaşık bir takım testlerden sonra ortaya çıkmaktadır. Normalde insan bu kişilik tiplerinin tüm özelliklerini bir ölçüde kendinde barındırıyorsa da, bunlardan biri daha baskın ve belirgindir. Bu nokta, onun asıl kişilik tipini oluşturur.

Fakat kişi çok huzur ve güven içinde yaşıyorsa “güven noktası” denilen noktanın kişilik özellikleri göstermeye başlar. Stres ve baskı altında ise “stres noktası” denilen kişilik tipinin özelliklerini sergilemeye başlar. Bu bağlamda şekil üzerindeki nokta, numara ve çizgilerin yerleşimi ve sıralamasının özel anlamı vardır. Sözkonusu kişilik kaymaları bu özel sıralamaları takip etmektedir.

Antik Enegram öğretisini modern dünyaya ilk duyuran G.I. Gurdjieff ve öğrencisi Rus felsefeci P.D. Ouspensky’dir.

Ayrıca Bkz. George Ivanovich Gurdjieff

Esseniler

Esseniler M.Ö. 2. yüzyıl ile M.S. 1. yüzyıl arasında Ölü Deniz’in kuzeybatısındaki Kumran vadisinde yaşamış bir Yahudi tarikatıdır. Ezoterik bir doktrini benimsedikleri düşünülmektedir. İnançları, görüşleri, aralarındaki “kardeşlik” bağı, ritüelleri ve kesin kuralları ile ezoterik bir topluluk görüntüsü vermektedir. Bazı araştırmacılar Esseniler’in bir tür komün yaşantısı sürdürdüklerini iddia etmişlerdir. Esseni olan bir kimsenin bütün malını tarikata vermesi bunun kanıtıdır.

Esseniler’e göre dünya hayatı bir tür hapishane hayatıydı ve zevkler insan için kötüydü. Esseniler güne dua ile başlar, gün içinde çalışırlar ve günü yine dua ile bitirirlerdi. Bütün farklılıklarına rağmen Yahudi dinine bağlılıklarını sürdürmüşlerdir.

Evanjelik Hristiyanlık (Evanjelikal Hristiyanlık, Evanjelikalizm)

Evanjelik Hristiyanlık daha çok Protestan kilisesi içindeki muhafazakar kesimi temsil eder. Terim olarak Evanjelizm ile karıştırılmaktadır. Evanjelizm, Tanrı sözünün, yani İncil’in, yayılması ve “müjde”nin Hristiyan olmayan kitlelere ulaştırılması misyonunu ifade eder. Evanjelist, bu misyona sahip çıkan kişi anlamına gelirken, Evanjelik tutucu Protestanları ifade eder. Evanjelik Hristiyanlık, evanjelizm misyonuna sahip çıkmakla birlikte, yine aynı misyona sahip çıkan liberal Protestanlardan muhafazakarlıkları ile ayrılırlar.

Evanjelik Hristiyanlık bugün daha çok Amerika’daki Protestanlar arasında yaygındır. Fakat, Martin Luther, reformları esnasında kurduğu kilise hareketi için bu ismi kullandığından, Kıta Avrupası'nda Evanjelik (Alm. Evangelisch) kelimesi, Protestan veya Lutherci olarak algılanır.

Bugün Evanjelik Hristiyanlığı tanımlayan duruş, aşırı muhafazakarlıkları ve sert politik yaklaşımlarıdır. Evanjeliklere, Hristiyan Siyonistler de denilmektedir. ABD toplumunda sayıları 60 milyona ulaşan bir kitleye ve Cumhuriyetçi Parti içinde büyük bir güce sahiptirler. ABD dışındaki Anglo-Sakson dünyada da etkindir. Tüm dünyada 150 milyon taraftarı olduğu sanılmaktadır.

Ayrıca Bkz. Hristiyan Siyonizmi

Evrensel Hayat Hareketi

Gabriele Wittek tarafından 1977'de Evrensel Hayat (Universelles Leben) adıyla Almanya’da kuruldu. Hristiyan akidelerinin yanı sıra diğer dinlerden esintiler taşımaktadır. İnançlarına göre Wittek ile Hz. İsa ile bir medyum kadın aracılığıyla görüşmüştür. Wittek, ayrıca, Mairadi adında bir dünya dışı varlıkla da görüştüğünü iddia etmiştir. Bir kadın peygamber konumundaki Wittek taraftarlarınca ''Tanrı’nın sesi” olarak nitelendirilmiştir.

Organik gıda marketleri, sağlıklı kuruluşları ve gıda üretimi yapan tesislere sahiplerdir. Bunlara göre, kıyamet kopacak fakat bu akımının taraftarları hayatta kalacaklar, tekrar yeryüzüne gelen İsa'nın ruhuyla bağlantı kurulacak, böylece bin yıllık barış hükümdarlığı kurulacaktır. Dünya genelinde 10 bin üyeleri olduğu sanılmaktadır.

Ezikazm (Hesychasm)

14. yüzyılda Yunanistan’da ortaya çıkan Bizans gizemciliğine dayanan bir mezhep. Ezikast öğretisi, insanı tutkulardan ve günahlarından arındırarak dua ve beden hareketlerine dayanan ritüeller vasıtasıyla iç huzuruna kavuşturmayı amaçlıyordu.

Ezoterizm

Ezoterizmin Osmanlıca karşılığı "Batınilik"tir. Batın; iç yüz, içteki anlamındadır. Bunun Türkçe karşılığı "içreklik" sözcüğüdür. "Ezoterik", "içrek" demektir. Bu sözcük "içte kalan, saklı" anlamına gelir. Fransızca'da "Esotérisme" ve İngilizce'de "Esoterism" ya da "Esotericism" karşılığıdır.

Köken olarak Yunanca'daki esoterikos sıfatından türemiştir. Ezoterik sıfatı, "genel ve herkesin olabilen" anlamına gelen "egzoterik" (dışrak, İngilizcede Exoteric, Fransızcada Exotérique) teriminin karşıtıdır. Örneğin dinler egzoterik, gizemcilik ezoteriktir.

Terim anlamıyla ezoterizm, asıl gerçeklerin yalnızca anlayabilecek idrak ve bilgide olanlara açıklanabileceği görüşü üzerine temellenen bir öğreti sistemidir. "Ezoterik bilgiler" denildiği zaman, herkese açıklanmayan, ancak belli eğitimlerden geçip o bilgileri almaya hak kazanmış kişilere verilen bilgiler kastedilmektedir. Zaten ezoterizm, özünde, bilgi ve uygulamaların kapalı bir topluluk içinde ve aşamalı olarak verildiği bir çalışma ve öğreti sistemi olarak tanımlanabilir. Bu bilgiler sayesinde öğrenci, evrensel gerçekliğe nüfuz etmeye çalışır.

Ezoterik sıfatının tanımı gereği, bir öğreti sistemi olarak Ezoterizmin üç temel özelliği vardır:

  • Öğretiyi alacak kişilerin özenle seçilmelerinden sonra, "inisiyasyon" yöntemiyle topluluğa kabul edilip yine aynı yöntemle ilerletilmeleri;
  • Bilgilerin, inisiyasyon yöntemi uyarınca bir dereceler silsilesi içinde verilmesi;
  • Simgelerin, alegorilerin ve özdeyişlerin kullanılmasıyla, bireye kendi gerçeklerini bulma yolunun açılması.
Ezoterizmin kapalılık gerekçesi Hermesçiliğin şu sözleri ile daha iyi anlaşılabilir: "Her us büyük gerçekleri kavrayamaz. Çoğunluk ya aptal, ya kötüdür. Aptal iseler, gerçek karşısında akıllarını büsbütün yitirirler. Kötüyseler, bu gerçeği kötüye kullanarak, büsbütün kötülük ederler. Gerçeği gizlemekten başka yol yoktur. Bulmak, bilmek, susmak gerek..."

Ezoterizmin temel kuralı gereği, bilgiler yalnızca yeterli düzeyde anlayış yeteneği olan ve bu yolda ilerleme özelliği gösterebilen kişilere aktarılmalıdır. Ezoterik sistemde çalışan bir topluluğa katılan kişiye bilgilerin tümü bir anda yüklenmez, kişi belli düzeylerde sınanarak daha ileriye gitme yeteneğinin olup olmadığı anlaşılmalıdır. Ezoterik etiğe göre sistem içinde bilgileri öğrenmeye başlayan kişi, yalnızca kendisi için öğrenmekle yetinmemeli, bilgilerini birleştirip olgunlaştırarak başkalarına da yararlı olmaya çalışmalıdır.

Ezoterizmi benimseyen topluluklar, kendilerine özgü bir çalışma yöntemi ve öğretisi olan, üyesi olmayan kişileri çalışmalarına almadığı gibi, öğretilerini kendi üyelerinden başkasına açmayan örgütlenmelerdir. Bir ezoterik topluluğun bu özelliği, onun mutlaka zararlı bir "gizli örgüt" olmasını gerektirmez. Zira ezoterik bir topluluğun ya da kurumun varlığı, amaçları, ilkeleri, üyelerinin kimler olduğu, çalışmalarının nerede yapıldığı, nasıl çalıştığı herkesçe bilinebilir.

Ezoterizm ile inisiyasyon arasındaki ilişkiye gelecek olursak şunları söyleyebiliriz: İnisiyasyon, ezoterik bilgilerin bir mürşit (yol gösterici) tarafından müritlere (öğrencilere) belirli bir program dahilinde aktarılıp uygulatılmasıdır.

Tarihsel olarak değerlendirildiğinde, ezoterik örgütlerle dinlerin eski çağlarda hemen hemen tümüyle (örneğin Mısır'da Hermetizm, Yunan'da Eleusis, Dionysos Misterleri ve Orfizm, Yahudilerde Kabalacılık ve Esseniler, Ortadoğu ve Akdeniz çevresinde Mithracılık, Manicilik, Hristiyanlık'ta Gnostikler, Katarlar, Şovalye Tarikatları, İslam'da Batıni Tarikatlar), yakın çağlara kadar da kısmen içiçe oluşup geliştiklerini görebiliriz. Bu gün bile, ezoterik örgütlerden bazıları belirli bir din çerçevesi içinde kendini sürdürme çabasındadır.

Aslında ezoterizm ve egzoterizm, yani iç yüz ve dış yüz meselesi hemen hemen bütün dinler için geçerlidir. Bütün büyük dinlerin daima biri harici (şekli ibadetler, törenler, hikayeler, şeriatler vs.) diğeri gizli (öze ait gerçek bilgiler ve ilkeler) olmak üzere iki yüzleri olmuştur. Birinci yüzü şekil veya harf, diğer yüzü ise ruh oluşturmuştur. Derin anlam, maddesel sembolün altında yatmaktadır.

Öte yandan, ezoterik bilgi, inisiyenin kendi kendine ulaşamayacağı türden bir bilgidir. Bu bağlamda mistisizm (tasavvuf) ve ezoterizm birbirlerinden ayrılırlar. Mistik kişi hakikate sezgi yoluyla ulaşabilir ama ezoterizmde inisiye belli bir disiplin içinde tüm inisiyasyon aşamalarından geçmelidir. Ayrıca, dinler, inançlarını yayma çabası içinde olduklarından, herkese açık kurumlardır. Diğer bir ifade ile, egzoterikdirler. Oysa, ezoterik kurumlar, yalnızca özel nitelikler ve eğilimler taşıyan kişilere açıktırlar.

Eski Yunan'da yapılan ezoterik çalışmalar, günümüze kadar ulaşmış pek çok inisiyatik bilginin kaynağını oluşturması bakımından önemlidir. Bunlar daha çok Mısır kökenlidir. Mısır'da yapılan ezoterik çalışmalar tüm Yunan'ı etkilemiştir. Örneğin büyük inisiye Pisagor tam 22 yıl Mısır'da, 16 yıl da Pers ülkesinde inisiyasyon hayatı geçirdikten sonra döndüğünde kendi mezhebini kurarak, öğretisini aktarmıştır.

Ezoterik ve okült bilgileri ve uygulamaları dünyanın yalnızca belirli bölgelerinde ya da belirli uluslarında değil, Amerika'dan Uzak Doğu'ya kadar her bölgede görülmektedir. Ezoterik öğretilerde eski geleneklerin öğrenilmesi ve öğretilmesi esastır. Bu gelenek ve bilgiler başlıca üç esasa dayanmaktadır:

1-Tek Tanrı fikri.
2-Ruhen tekrar doğuş.
3-Tekamül.

Ezoterik düşüncenin temelinde tek Tanrı düşüncesi vardır, fakat özünde panteist bir felsefe bulunmaktadır. Varolan herşey Tanrıdan doğmuştur ve onunla özdeştir. Evren ve Tanrı birdir. Tanrı sadece yaradan değil, varolandır ve evrendir. Öncesiz ve sonrasız olan Tanrı makrokozmos’da da, mikrokozmos’da da bulunur. Tanrısal ışığın bir parçası olan ruh, hiçbir zaman ölmez ve yegane amacı ayrıldığı ana kaynağa, yani Tanrı’ya dönmektir. İnisiyasyonla yeniden doğuş başlatılır ve çeşitli ruhsal aşamalardan sonra belli bir tekamül sonucunda hedefe ulaşılır.

Ayrıca Bkz. Okültizm, İnisiyasyon

ARAMA

Google

COPYRIGHT

EZOTERİK SÖZLÜK, konunun meraklılarına bilgi vermesi amacıyla yayınlanmaktadır. Bu sözlükte yayınlanan tüm maddelerin telif hakkı yazarına aittir. İzinsiz ve link vermeden kopyalanıp yayınlanamaz.
 
pageviews